Sarsıntı PDF Ú Paperback

Sarsıntı Biraz dağınıktı sanki Hikayedeki son twisti öğrendikten sonra baştan bir kez daha okumak gerekiyor tam anlamak için Ama bunu yapmayacağım. Sustunuz… Uzunca bir süre sustunuz Niye böylesiniz? Böylesiniz işte Sevdiğini hiç bağıra çağıra söyleyememişler gibisiniz Haksızlık görünce dili tutulmuşlar gibi… Suskun Bedeni huzurda namaza durmuş, kafası başka yerde münafıklar gibisiniz Verdiğiniz sözleri yutmuş, ettiğiniz yeminleri bozmuşsunuz Duyulmasından korkmuşsunuz Olduğunuzdan cesur davranıp zayıflığınızı saklamışsınız Sesinizin çok çıktığı anlarda boyun eğmişsiniz sanki Aciz Keşke söylemeyi değil duymayı öğrenseydinizBarış İnce, büyük beğeni toplayan romanıÇelişki'den sonra okurlarını her anlamda “sarsacak” bir romanla karşımızda “İsimsiz” bir adadaki esrarengiz cinayetler, ada halkını avucuna almış, mafyalaşmış bir dini grup, bir masa etrafında toplanıp hem kaybolan arkadaşlarının hatırasıyla hem de dostlukları ve aşklarıyla hesaplaşan üç arkadaş ve tüm gizemlere ışık tutacak sahipsiz bir günlük…Sarsıntı, yalnızca bugüne değil Türkiye'nin tüm zamanlarına, artık katran bağlamış acı gerçeklerine dair, ustaca yazılmış bir roman “Kayda değer bir şey olmadı” Çok yönlü çalışmış yazar hakkını vermek gerekir diye düşündüm Puanım 4,5 Türkiye’nin tekrarlanan sorunları üzerinden kurgu yapması ayrıca puandı Çocuk tecavüzü , mafya,tarikatler, gündemdeki hiç bitmeyen sorunumuz gerçek şu ki ülkemizde birileri kurban oluyor ama faili bulunsa bile koruyan bir kesim var İçim çok ezildi yakarışlarda“Her gün ellerimi açtım, yakardım, sonra okudum, anladım,yolundan şaşmadım Beni neden bunlarla sınadın?”“Şu kargaları,çakalları üzerlerine sal,bu dünyada cesedimizi gömemedik ya , öte dünyada bizi en azından toprağına al “Bence ölümlüyü yaşatması konuşturması ayrı bir boyut kazandırmış Medya’nın etkisini, kurgusuna gazete haberleriyle yansıtışı, yazarın emek harcadığını gösteriyor Beni yanıltan karakterlerini üst üste konuşarak karmaşıklık yaratması ,keşke uzun olsaydı da karakterleri daha iyi sindirebilseydim. yeterli özeni vermedim sanırım kitaba ve bu yüzden de tam her şeyi anlamadım galiba bir daha okumam gerek. “İnsanlar yaptıkları iyilikleri hep veresiye defterlerine yazıyor Bir gün çantayı alıp sokağa çıkacaklarını ve bir haciz memuru gibi alacaklarını toplayacaklarını düşünüyorlar Bu dünyada ya da öte dünyada..”“Adaleti ararken günahları çoğaltmak daha mı iyi?” Değil belki ama ülkemizin acı gerçeği adaletin nerdeyse hep zamanında tecelli edememesi, ya da hiç etmemesi Kitaptaki gibi ve onlarcası yaşanıyor birileri zulme ortak oluyor birileri üstünü örtüyor Güçlü olan gemisini yürütüyor maalesef “Koskoca dünyada birkaç kahraman olacağına, herkes az da olsa dik mi dursa acaba?” Carpici bir konusu olan, cok guzel bir roman Okurken bitmesin istedim, bir de keske biraz daha uzun ve detayli olsaydi dedim Ada, romanin gectigi zaman dilimine ev sahipligi yapan meyhane, romanin kurgusu, icindeki surprizler cok guzeldi. Tanıtım bülteninde “ustaca yazılmış bir roman” denilmiş eğer bu ustaca yazılmış bir romansa ben okuma serüvenime şu an son vermek istiyorum Yazar hikayeye cidden umut vererek başlıyor hakkını yemeyeyim ancak 120 sayfalık anlatısına 500600 sayfaya konu olabilecek bir meseleyi “tıkıştırmaya” çalıştığı için ikinci yarıdan itibaren elinde ne varsa kırıp döküyor Bir şey anlatılmaya çalışılmış ama Roman mı? Aforizma mı? Deneme mi? Fantastik Edebiyat mı? Polisiye mi? Bu ne!? Hepsinden almış atmış olmamış ite kaka bitirdim Yer yer isabet ettirmeye çalıştığı Kahraman Tazeoğlu tadındaki tespitleri ise tam bir felaketti “Twist” üzerine kurulu bu kadar zayıf twistli bir kitap daha okumamıştım. Bir masa etrafında toplanan üç arkadaşın, hem kaybolan arkadaşlarını anmak, hem de dostluklarını ve aşklarını sorgulamak üzere bir araya gelmesiyle başlayan roman, adadaki esrarengiz cinayetlerin işin içine girmesiyle ve bu cinayetlere ışık tutan bir günlükle işler garip bir hal alarak olaylar ilerliyor Son sayfalarda durumun net aydınlanması ağızda bir buruk tat bıraktı İyi düşünülmüş, iyi kurgulanmış bir roman olmuş. ''Cesaret cinayetle değil, el ele tutuşmamızla gelecek biliyorum.'' Filiz.'Ölülerin yalan söylemeye hakkı vardır.' Levent.


About the Author: Barış İnce

Is a well known author, some of his books are a fascination for readers like in the Sarsıntı book, this is one of the most wanted Barış İnce author readers around the world.


Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *